Ramazan KAYAN: Ne Cihadcılık Ne de Cihadsızlık Sadece Cihad

Kavram karmaşasından en çok yara alan “cihad kavramıdır” desek sanıyorum abartı sayılmaz… Anlam daralması, muhteva kayması hatta çarpıtılma ve kirletilme boyutlarında gerçekleştiğini söylemek mümkün…

İslami kavramları kendi asli bağlamından koparıp yanlış anlamlar yükleyip sonra da bu çarpık yorumları zihinlere empoze ediyorlar.

Bu gün öyle bir hale geldik ki cihaddan bahsediyorsanız bir tedirginlik sizi sarıverir… Kimilerinin zihninde hemen şiddet ve teröre çağrışım yapmaya başlar. Cihad, bağnazlıkla, yobazlıkla, fanatizimle anılır oldu.

Müslüman zihinler bulanıklaşıyor, yön flulaşıyor, hedef belirsizleşiyor. Bu gün cihadla terörü, ganimetle talanı, sabırla zilleti, sünnetle bidatı ayrıştırmak ciddi maharet ve basiret gerektiriyor.

İşledikleri cinayetleri cihad diye sürdürenler işi iyice içinden çıkılmaz hale getiriyor…

Hikmetten, basiretten, ahlaktan, hukuktan yoksun cihad söylemleri ve eylemleri Batı’nın cihada yönelik manipülasyonlarına malzeme sunuyor… Cihad adına yapılan aşırılıklar ve anlamsız çıkışlar oryantalistlerin elini güçlendiriyor. Kimi örgüt ve oluşumlar akılalmaz tutumları ile bu algıya katkı sağlıyorlar.

Batı ise, İslamafobi üzerinden direnen İslam’ın belini kırmak, cihad bilincini köreltip, Müslümanları sömürüye teşne sürülere dönüştürme hesapları yatıyor…

Korku, şiddet ve terörle özdeşleştirilen cihad öyle bir hale geldi ki, Müslümanlar bile kullanmaktan çekinir oldular.

Kur’an’ın anahtar kavramı cihad kirletildi.

İslamı, terörize etme operasyonları, olmadı karikatürize etme, sonuçta pasifize etme amacına yöneliktir.

Kimi zaman da barış, hümanizma üzerinden İslam’ın direniş damarını kesmek, “Ilımlı İslam” projesi ile direnen İslam devre dışı bırakma girişimleri hız kesmiyor.

Kurgulanmış kalıplara sokmaya çalışılan İslam, asliyetini, özgünlüğünü, özgürlüğünü korumak zorundadır. İşte bu korunma mekanizmasının ismi cihaddır.

Savunma mekanizmanız yoksa sizi hayattan siler, sindirir ve sömürürler…

Ayakta kalacak yeterli gücünüz yoksa güdümlü hale gelmekten kurtulamazsınız.

Bu bağlamda cihad İslam’ın lokomotifidir.

Cihadı bir tarafa koymak, İslam’ın kolunu kanadını kesmektir. Kendi varlığına kast etmek, dinamizmi yok etmektir.

O halde cihad nedir?

Özgürlükleri çiğneyen baskıcı güçlere karşı başkaldırımın adıdır cihad… İslam’ın önündeki engelleri bertaraf edip insanların kendi iradeleri ile İslam’a ulaşma imkanını sunmaktır. Zulüm, zillet ve zulmetlere karşı onurlu bir direnişin ismidir.

İnsanın ulvi bir amaç uğruna mal, can, fikir ve zaman gibi bütün gözlerini ortay koymasıdır…

Allah yolunda her türlü gayreti kapsar.

Allah için tüm çırpınışların ortak adıdır cihad.

Cihadsızlık ise esaret, zillet ve sömürülmeye hazır ruh hali demektir.

Hasan en-Nedvi’nin tesbiti ümmetin gerilemesinin iki nedeni bulunuyor;

1. İçtihadsızlık…

2. Cihadsızlık…

İctihadsızlık ümmetin fikri donukluğuna, cihadsızlık ise fiili donukluğuna neden oldu…

Şimdi cihadın hakkını verme günlerindeyiz…

Öncelikle cihad üzerinden gelen sapmalara, salvolara, savrulmalara karşı sahih bir cihad anlayışı ile yola çıkmalıyız…

Cihadı sloganlaştırmak değil, hayatın gerçekten iman ve cihad olduğu bilincini kuşanmak…

Caydırıcı bir gücümüz yoksa kim sizi ciddiye alır?

Cihadımız insanlara İslam’ı ulaştırmanın yolu olsun, uzaklaştırmanın sebebi olmasın.

Cihadımız İslam’ın itibarına katkı mı yoksa imajına gölge mi göz ardı etmeyelim.

Uzun soluklu yürüyüşlere yüreği yetecek erler gerek…

Allah yolunun eri olmak, her şeye değer.